İnşaat Manşet

CHEP, düşük emisyonlu nakliye için ambalaj çözümleri geliştiriyor

Küresel otomotiv tedarik zincirinin sürdürülebilirliği için ambalaj çözümleri, düşük emisyonlu sevkiyat kadar önem taşıyor. Tedarik zincirinde, doğanın minimum oranda olumsuz etkilenmesini sağlayacak yöntemler benimsenmesi gerektiğini her fırsatta vurgulayan CHEP, nakliye sırasında boşa kat edilen mesafeleri ortadan kaldıracak ambalaj çözümleri geliştirmeye devam ediyor.

Tedarik zincirinde, sıklıkla tercih edilen nakliye yöntemlerinden biri olan deniz taşımacılığı, daha uygun maliyetli ve daha çevreye duyarlı bir seçenek olarak öne çıksa da, sürdürülebilirlik açısından bakıldığında tek başına yeterli olmuyor. CHEP, müşterilerine sunduğu ambalaj çözümleri ile deniz konteynerlerinin maksimum düzeyde kullanılmasını sağlayarak, nakliye sırasında boşa kat edilen mesafeleri ortadan kaldırıyor. Yeniden kullanılabilir ekipmanlarıyla taşımacılığın neden olduğu emisyon miktarının azaltılmasında önemli bir çözüm ortağı olan CHEP, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren üretici ve tedarikçiler için farklı türlerde parçalara yönelik geniş bir standart ve çeşitlilikte ekipmanlar geliştiriyor.

Sahip oldukları ağ ve bilgi birikimi sayesinde katlanabilir plastik konteynerlerin daha fazla ve doğru istiflenmesi sonucu nakliye sürecini verimli hale getirdiklerine değinen CHEP Türkiye Otomotiv Avrupa Bölgesi Kilit Müşteriler Lideri Engin Gökgöz, “Ürünleri kıtalararası taşımanın kendine özgü risk ve zorlukları olduğunu biliyoruz; bu nedenle işleri daha kolaylaştırmak amacıyla bir dizi yeniden kullanılabilir konteynerler ve çözümler geliştirdik. Kıtalararası konteynerlerimiz küresel tedarik akışına yönelik yüksek kaliteli ambalaj ekipmanlarıdır. Deniz konteynerlerinin kapasitesini maksimize etmek için özel tasarlanmış farklı katlanabilir ebatlarda sunulan bu ürünler daha yüksek hacimde mal taşınmasını sağlayarak nakliye giderlerini azaltıyor” sözlerine yer verdi.

Çevre ve maliyet açısından en hızlı ve etkili çözüm

Sürdürülebilirlik arayışındaki şirketlerin, etkili bir atık yönetim sistemine sahip olmaları gerektiğinin de altını çizen Engin Gökgöz açıklamasında; “Bir otomobil, dünyanın farklı yerlerindeki binlerce tedarikçiden gelen yirmi binden fazla parça içeriyor, bu nedenle oldukça fazla ambalaj atığı oluşuyor. Otomotiv tedarik zincirinde parça taşımacılığında tek kullanımlık ambalajların tercih edilmesi operasyonel olarak çok fazla verimsizlik barındırdığından sürdürülebilirliğe olumsuz etkileri oluyor” dedi.

Gökgöz sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu tarz ambalajlar; sadece kullanım sonrası değil, dayanıksızlıklarıyla da özellikle elektrikli otomobillerin bataryaları gibi yüksek maliyetli ve hassas parçalarda hasara neden olarak da atık yaratabiliyor. Bu da çevreye zarar verdiği kadar şirketlerin de maliyetini artırıyor. Ayrıca tek kullanımlık ambalajlar, boyutlardaki en küçük sapmalara hassas otomasyon hatlar için uygun olmadıklarından daha fazla manuel işlem gerektiriyor. Böylece maliyetler, hasar, iade ve israf riski artıyor. Tedarik zincirinde paylaşılıp yeniden kullanılabilen plastik konteynerlere geçiş, çevre ve maliyet açısından çok daha verimlidir.”

ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ